Çin'in Wuhan kentinden yayılan korona virüs, sonunda Türkiye'ye de sıçradı. Virüs nedeniyle ülkemizde 108 vatandaşımız hayatını kaybederken, binlerce vatandaşımız da virüsten kurtulmak için mücadele ediliyor. Türkiye'nin korona virüsle mücadelesinde en çok tartışılan konulardan biri de sokağa çıkma yasağı. Haber Global'de Senem Toluay Ilgaz'ın konuğu olan Dr. Serdar Savaş, sokağa çıkma yasağı ve sosyal devlet olma konusunda önemli yorumlarda bulundu.

 "KONU İNSANLARIN SOKAĞA ÇIKMASI DEĞİL"
İnsanların keyfinden sokağa çıkmadığını belirten Dr. Savaş, "Şimdi, insanlar keyfinden sokağa çıkıyor. Rica ediyoruz, sokağa çıkmayın diyorlar. Konu bu değil. Bir sorumsuz vatandaş var. Onları kenara bırakıyorum. Ancak bir de sokağa çıkmak zorunda olan vatandaş var. Bu zorunlu vatandaşlar da ikiye ayrılıyor. Doktor, eczacı, gazeteci, otobüs şoförü, belediye çalışanı işe gidecek" dedi.

"SOSYAL DEVLETİM DEMESİNLER" 
Sokağa çıkma yasağında izlenmesi gereken yolu anlatan Savaş, " Bir de bu saydığımız şekilde bir sorumluluğu olmadığı halde mecburen dışarı çıkmak ve ekmeğini eve getirmek zorunda olan bir kesim var. Şimdi, sokağa çıkma yasağının esprisi şurada. Eğer sokağa çıkma yasağı getirirseniz, ekmeğini eve götürmek için sokağa çıkmak zorunda olan insanların ekmeklerini, devlet olarak vermek zorundasınız. Sanıyorum, bu konudan yana bir endişe var. Eğer, bu ülke fakirini fukarasını, ekmeğini kazanmak için sokağa çıkarmak mecburiyetinde bırakıyorsa ve bu insanlar, sokaktan mikrop alıp evine götürüyorsa ve devlet, sosyal açıdan dezavantajlı olan gruplarını bugün korumayacaksa, lütfen ne gün koruyacağını bana söylesin. Bunu da söylemiyorsa, sosyal devletim falan demesin. Bu millet, fakirine fukarasına sahip çıkar. Devlet- millet anlayışı bu değil mi zaten? Açılsın bakalım banka hesapları, nasıl yardımlar gidiyor" diye konuştu.  

"BALIK DA TUTSUN PARKTA DA GEZSİN" 
Çalışmak zorunda olan insanların beslenmesinin zaten zayıf olduğunu aktaran Savaş, "Parkta da gezsin, balık da tutsun. Bu adam ekmeğini çıkarmanın derdinde, zaten beslenmesi zayıf. Zaten kötü koşullarda yaşıyor, zaten evindeki koşullar sağlıklı olmayan fakirin fukarının bu koşullarda mecburen sokağa çıkıp, öldüğü zamanda 'E biz sana sokağa çıkma demiştik, sen öldün" diyemezsin, böyle bir şey yok. Devlet diyecek ki, "Sokağa çıkmıyorsun, fakir fukara evinde oturuyorsun. Ben de sana bakacağım demeli. Sosyal devlet bu. Devlet bunu yapamıyorsa hiç sosyal devletim diye dolaşmasın. Sosyal devletin burada yapacağı, görev gereği çalışmak zorunda olan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamaktır. Eğer karşılamıyorsa, biz vatandaşlar olarak bunu zekatlarımızla yaparız" ifadelerini kullandı.